İyi Oluş Nedir? Mutluluk Tek Başına Yeterli mi?

Yazar: Psk.Burcu Kara

İyi Oluş Nedir? Mutluluk Tek Başına Yeterli mi? Mutlu olmak hepimizin istediği bir duygu. Güzel bir haber aldığımızda, sevdiğimiz insanlarla vakit geçirdiğimizde ya da emek verdiğimiz bir hedefe ulaştığımızda kendimizi iyi hissederiz. Ancak bu anlar kalıcı değildir. Hayatın doğal akışı içinde zaman zaman kaygılanır, üzülür, öfkelenir ya da hayal kırıklığı yaşayabiliriz. Buna rağmen birçok kişi, olumsuz duygular hissettiğinde kendisinde bir sorun olduğunu düşünmeye başlar. Oysa ruh sağlığı yalnızca mutlu hissetmekten ibaret değildir. Gerçek psikolojik sağlamlık, yaşamın her duygusuna yer açabilmek ve tüm iniş çıkışlara rağmen yaşamla bağ kurmaya devam edebilmektir. İşte bu noktada psikolojik iyi oluş kavramı önem kazanır. Psikolojik iyi oluş ne anlama gelir? Psikolojik iyi oluş, yaşamımızı yalnızca o an hissettiğimiz duygular üzerinden değil, bir bütün olarak değerlendirebilme becerisidir. Yaşamdan doyum almak, kendimizi geliştirdiğimizi hissetmek, anlamlı ilişkiler kurabilmek, yaşamımıza yön veren değerlerimizin farkında olmak ve karşılaştığımız zorluklarla baş edebilmek psikolojik iyi oluşun önemli parçalarıdır. Kısacası iyi oluş, sadece mutlu olduğumuz günlerin toplamı değildir. Yaşamın tüm renklerini kabul ederek dengeli ve anlamlı bir hayat sürdürebilmektir. Mutluluk neden tek başına yeterli değildir? Mutluluk elbette yaşamın önemli duygularından biridir. Ancak her gün aynı mutluluk düzeyini yaşamak mümkün değildir. İnsan hayatı değişimlerle doludur. Bazen beklenmedik güzel gelişmeler bizi sevindirirken, bazen de zorluklar moralimizi etkileyebilir. Üzüntü, kaygı, öfke ya da korku gibi duyguların ortaya çıkması çoğu zaman yaşanan olaylara verilen doğal tepkilerdir. Bu duyguları hissetmek zayıf olduğumuz anlamına gelmez. Asıl önemli olan, bu duyguların yaşamımızın tamamını yönetmesine izin vermeden onlarla sağlıklı bir şekilde baş edebilmektir. Yaşama anlam katabilmek İnsan yalnızca mutlu olduğu anlarda değil, yaşamını anlamlı bulduğunda da kendini daha iyi hisseder. Büyük hedeflere ulaşmak kadar, günlük yaşamın içindeki küçük ama değerli anlar da iyi oluşu destekler. Bir yakınımıza destek olmak, sevdiğimiz bir işe emek vermek, yeni bir şey öğrenmek ya da değer verdiğimiz alanlarda ilerlemek yaşamımıza anlam kazandırabilir. Bazen küçük bir adım bile kendimizi daha güçlü ve daha tatmin olmuş hissetmemizi sağlayabilir. Güçlü ilişkilerin önemi İnsan sosyal bir varlıktır. Kendimizi güvende hissettiğimiz, anlaşılabildiğimiz ve yargılanmadan duygularımızı paylaşabildiğimiz ilişkiler psikolojik iyi oluş üzerinde önemli bir etkiye sahiptir. Bazen samimi bir sohbet, içten bir destek ya da sadece birinin bizi gerçekten dinlemesi bile kendimizi daha iyi hissetmemize yardımcı olabilir. Güçlü sosyal bağlar, zor zamanlarda en önemli koruyucu faktörlerden biridir. Psikolojik esneklik Hayat her zaman planladığımız gibi ilerlemez. Beklenmedik değişimler, kayıplar veya hayal kırıklıkları yaşamın doğal bir parçasıdır. Psikolojik esneklik, yaşanan zorlukları yok saymadan kabul edebilmek ve buna rağmen yaşamımıza devam edebilmektir. Her şey yolunda gitmese bile değerlerimiz doğrultusunda hareket etmeye devam etmek, psikolojik olarak daha güçlü hissetmemizi sağlar. Esnek olmak, hiçbir zaman üzülmemek anlamına gelmez. Aksine, zor duygularla karşılaşsak bile yeniden denge kurabilme becerisidir. Kendimize nasıl davrandığımız da önemlidir Çoğu zaman başkalarına gösterdiğimiz anlayışı kendimize göstermekte zorlanırız. Hata yaptığımızda kendimizi sert bir şekilde eleştirebilir, eksiklerimize odaklanabiliriz. Oysa kendimize karşı daha anlayışlı olmak, mükemmel olmak zorunda olmadığımızı kabul etmek ve gelişimin zaman isteyen bir süreç olduğunu hatırlamak psikolojik iyi oluşu destekleyen önemli adımlardan biridir. Kendimize gösterdiğimiz şefkat, başkalarına gösterdiğimiz şefkat kadar değerlidir. Psikolojik iyi oluşu destekleyen küçük adımlar İyi oluş büyük değişimlerle değil, günlük yaşamda sürdürülebilen küçük alışkanlıklarla güçlenir. • Düzenli uyumaya ve dinlenmeye özen göstermek • Gün içinde hareket etmeye zaman ayırmak • Sevdiklerimizle kaliteli vakit geçirmek • Kendimize keyif veren küçük aktivitelere yer vermek • Dijital dünyadan zaman zaman uzaklaşmak • Değerlerimiz doğrultusunda hedefler belirlemek • İhtiyaç duyduğumuzda destek istemekten çekinmemek Bu alışkanlıklar hayatın tüm zorluklarını ortadan kaldırmasa da psikolojik dayanıklılığımızı güçlendirmeye katkı sağlar. Sonuç olarak, Psikolojik iyi oluş, yalnızca mutlu hissettiğimiz anların toplamı değildir. Yaşamdan doyum alabilmek, anlamlı ilişkiler kurabilmek, zorluklar karşısında yeniden ayağa kalkabilmek ve kendi değerlerimiz doğrultusunda yaşayabilmek ruh sağlığımızın önemli göstergelerindendir. Belki de kendimize sormamız gereken soru, "Bugün nasıl daha mutlu olabilirim?" değil; "Bugün yaşamımı daha anlamlı ve daha doyumlu hâle getirmek için ne yapabilirim?" sorusudur. Çünkü iyi oluş, ulaşılması gereken bir hedef değil; her gün küçük adımlarla şekillenen, yaşam boyu devam eden bir yolculuktur. Yazar Hakkında Burcu Kara, psikoloji alanında eğitim almış olup bilişsel davranışçı terapi (BDT), şema terapi, aile danışmanlığı ve Kabul ve Kararlılık Terapisi (ACT) alanlarında eğitimler almıştır. Psikolojik iyi oluş, kaygı, stres yönetimi, öz şefkat, kişilerarası ilişkiler ve çalışma yaşamının ruh sağlığı üzerindeki etkileri ilgi duyduğu başlıca çalışma alanlarıdır. Bilimsel bilgiyi anlaşılır ve günlük yaşama uygulanabilir bir dille aktarmayı amaçlayan Burcu Kara, psikoloji alanındaki güncel gelişmeleri takip ederek ruh sağlığı konusunda farkındalık oluşturmayı hedeflemektedir.